Haber

FİLİSTİNDE ZULÜM VAR


Müslüman bir ‘aydın’ Hadis-i Şerif kriterlerini göz önünde bulundurarak ‘’Yahudilerin dünyanın sonuna kadar insanlığın başına bela olacağını’’ söylemişti. Nitekim Yahudiler Kuran’da da lanetlenmiş bir kavimdir.


Böylesine lanetlenmiş, dünya tarafından sevilmeyen bir millet nasıl oluyor da bu kadar rahat katliamlar yapıyor, insanları öldürebiliyor? Aslına cevabı çok basit. Çünkü dünyanın en dindar, uyanık, şeytanca fikirlerin mimarı ve en lobici devleti İsrail’dir. Evet dindardır diyorum; Çünkü AB standartlarını yaşayan ve kendini modernizm’in aktörlerinden sayan devletler içinde ‘’genelev’’ bulunmayan tek ülke İsrail’dir. Ayrıca ülkede İsrailli bir kadına birileri tecavüze kalkıştımı, mahkemenin vereceği en ağır cezayı almadan hapisten çıkması imkânsızdır. Tabii İsrailli olmayan bir kadın tecavüze uğrarsa, herhangi bir cezası yoktur. O Yahudi rahatça o suçtan kurtulabilir. Porno sektörünün mimarı olan Yahudilerin ülkesinde pornografik mecmua ve yayınların hepsi yasaktır. Ve çok ağır cezaları vardır. Uyuşturucuya zerre kadar tolerans gösterilmemektedir. Yahudilerin dinlerine bağlı olmaları, onları hedefledikleri dünya’ya hakim olma hırsını etkileyen en büyük unsurların başında geliyor. Tevrat’a taparcasına bağlıdırlar. Ülkemizde futbolcu olan Revivo, Balili gibi Yahudi futbolcuların dini günlerinde maçlara çıkmadığını biliyoruz. Yine, sürekli olarak dua etmeleri, ibadetlerini yaşamaları, ahlaki değerlere bağlı yaşamaya çalışmaları birçok Müslüman ülkeye bile örnek olacak cinsten. İsrail’in kara harekâtına hazırlandıkları anda bile, Hahamların askeri bölükte dua eden fotoğraflarını görme fırsatını bulanlar olmuştur. Yahudilerin kendi milletleri dışında hiç kimseyi Yahudi olarak almayıp, Yahudiliğe en yakın mertebe olan masonluğa kabul edildiklerini ve bu masonların İsrail dışında nasıl çalıştıklarını bilmeyenimiz herhalde yoktur. Yıllardır Filistin’de kan döken İsrail ve diğer ülkelerdeki Yahudiler, kutsal kitaplarının içindeki metne göre hareket ettiklerini hatırlatarak İsrail’in politikalarını inceleyenlerin Tevrat’a bir kez daha bakmaları gerektiğini düşünüyorum. Türkiye olarak yıllardır, lobicilikten, kulis yapmadan uzak bir politika ile bugünlere gelmiş bizler, şimdilerde İsrail’in elini kolunu sallaya sallaya Filistin’e saldırısı karşısında, dünyanın ses çıkarmamasını hayretle karşılıyoruz. Ve çaresizlik içinde İsrail’den yediğimiz golünde(Olmert’in Türkiye’ye üç gün önce gelişi ve sonrasında saldır yapması) etkisiyle yaşananları üzüntüyle seyrediyoruz. * Kitab-ı Mukaddesin Zekeriah bölümünde ‘’Yahudilerin üçte ikisinin öldürüleceği, geri kalanlarının ise ikince kez devlet kuracağı’’ yazılıdır. Bildiğiniz gibi Naziler Avrupa’yı işgal etmeden önce Yahudilerin nüfusu 9 milyon 739 bindi. Nazilerin işgalinden sonra ise Yahudi nüfusu 3 milyon 305 bin’e düştü. Kitab-ı Mukaddeste yazıldığı gibi Yahudilerin üçte ikisi öldürüldükten sonra İsrail 1948 yılında yeniden kuruluyor. Ve yeniden kurulan bu İsrail Terör Örgütü bakın 1948 yılından itibaren hangi katliamları yapıyor ve bunları niçin yapıyor ve neyi hedefliyor? İlk önce yapılan katliamlar bakalım. Yıl: 9 Nisan 1948- Deir Yasin Katliamı- Ölü 254 kişi.Yıl: 9-18 Temmuz 1948- Lida Katliamı – Ölü: Sayılamıyor. ( Bir hafta içerisinde 70 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalıyor) Yıl:29 Ekim 1948- Safsad Köyü katliamı- Ölü 70 kişi. Yıl:29 Ekim 1948- Davayima Köyü Katliamı- Ölü 100 kişi.( İsrail Terör Örgütü üç ayrı grupla El-Halil’deki Davayima Köyü’ne girip, hiç kimseyle çatışma yapmadan’’ silahsız kadın ve çocukları’’ öldürüyor.)







Yıl: 12 Ekim 1953- Kibya Köyü Katliamı- Ölü 70 kişi. Yaralı 80. (Katliamı yapan lider; Ariel Şaron)







Yıl: 29 Ekim 1956- Kufr Kasem Katliamı- Ölü 50 kişi. ( İTÖ(İsrail Terör Örgütü)’nün Mısır’ı işgal sırasında, bölgedeki bir Filistin köyüne girip aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu sivilleri katlediyorlar.)







Yıl: Kasım 1956- Samu Katliamı- Ölü 20 kişi. Yıl:15 Şubat 1969- Ürdün Katliamı- Ölü 58 kişi. Yıl:4 Haziran 1968- Ürdün Katliamı- Ölü 40 kişi. Yıl: 12 Şubat 1970- Abu Za’abel Katliamı- Ölü 70 kişi. ( Hedef; içeride işçilerin bulunduğu bir fabrika) Yıl: 8 Nisan 1970- Sha’a Katliamı- Ölü 49 kişi.(İTÖ, Sha’a deki bir okulu bombalıyor, ölenlerin hepsi çocuk.) Yıl: 8 Eylül 1972- Ölü 200 kişi. (İsrail Terör Örgütü Jetleri köyü bombalıyor, ölenlerin çoğu sivil.) Yıl: 19 Şubat 1973- Libya Katliamı- Ölü 107 kişi.( Libya havayollarındaki uçak düşürülüyor, içindeki mürettebat ve yolcuların tamamı ölüyor.) Yıl: 20 Temmuz 1981- Beyrut Katliamı- Ölü 300 kişi.( Ölenlerin tamamı sivil) Yıl: 15-16 Eylül 1982- Sabra ve Şatilla Katliamları- Ölü 991 kişi. (Şaron liderliğindeki İTÖ, Hıristiyan Falanjist milisler tarafından gerçekleştirilen katliamda, sadece 328 kişinin kimliği tespit edilebildi. Saldırganlar öldürdükleri kişilerin cesetlerini tanınmaz hale getirdiklerinden çoğunun kimliği tespit edilemedi.) Yıl: 8 Ekim 1990- Kudüs Katliamı- Ölü 30 kişi. Yaralı 800 kişi. Yıl: 25 Şubat 1994- Hz. İbrahim Camii Katliamı- Ölü 50 kişi. Yaralı 300.( Saldırı Batı Şeria’nın El Halil kentinde bulunan Hz. İbrahim Camii’ne sabah namazı esnasında bir Yahudi tarafından gerçekleştiriliyor.) Yıl: 18 Nisan 1996- Kana Katliamı- Ölü 110 kişi. Yıl: 3-15 Nisan 2002- Cenin Katliamı- Ölü 1.300 kişi. (İTÖ birlikleri Batı Şeria’daki Cenin Mülteci Kampı’na saldırıyor.) Yıl: Mart 2004- Nuseyrat Katliamı- Ölü 14 kişi.







Yıl: Şubat 2008- Gazze Katliamı- Ölü, son olarak 300, yaralıda 500’ü geçmiş durumda. Buraya yazdığımız toplam ölü sayısı 4133. Siz yazılmayan resmi ve gayri resmi rakamları da eklediğiniz zaman ortaya çıkacak sonucun ne olacağını az-çok tahmin etmekte zorluk çekmeyeceksiniz. İsrail Yahudilerinin Hz. Mesih’i biran önce gökten indirmeye çalışmaları ve onu indirdikten sonra öldürüp dünyanın hâkimi olacakları gibi saçma bir inanış doğrultusunda hareket ettiğini görmemek için kendimizi fazla zorlamamalıyız. Kuzey Irak’ta ki Kürdistan projesinin altında yatan gerçeklerden biriside Hadis-i Şeriflerde geçen Fırat-Dicle meselesi olduğu da kaçınılmaz bir gerçektir. Gazze’ye yaptığı bu saldırı ile Obama’nın ümüğüne binen İsrail’in neden şimdi saldırı gerçekleştirdiğinin altında yatan sebepleri de iyi analiz etmek gerekiyor. Siz yapılan saldırıya Obama’yı sıkıştırma deyin, İran’ın Hamas’ın güçlenmesine yardım ettiğini düşünün, İsrail ve Filistin’de yapılacak seçimi etkilemek için yaptığını söyleyin… Ya da istem dışı olduğunu varsayın… Ne düşünürseniz düşün bu yapılan saldırı Ortadoğu’da dengelerin tamamen değişmesine sebep olacaktır. Bölgede dengeleyici istikrar abidesi gibi duran Türkiye bu saldırıya hazırlıksız yakalanmıştır. Ve şuanda acil bir proje üretmeye çalışmaktadır. İsrail’e sert mi davranılmalı, yoksa yine sabırlı davranıp barış için el-mi uzatılmalı? Kestirmek çok zor. Özellikle Arap dünyasında da bir birliktelik olmaması, bizim içinde büyük bir sıkıntı oluşturuyor. Suudi Arabistan, El-Fetih ve Mısır’ın Hamas’ın yanında olmaması, İran’ın alttan iş görüp, Hamas’ı saldırıya teşvik edip, barış istememesi de ayrı bir sorun teşkil ediyor. Başbakan Erdoğan’ın Ortadoğu turuna çıkacak olması stratejik açıdan güzel bir adım olabilir ama yeterli olması için AB’yi de yanına almak zorunda. Bu fikre ise ne Almanya nede Fransa sıcak bakıyor. Yani görünen tablo soğuk ve acı. Ümit yok denecek kadar az. En iyisi gelin yine büyüklerimizin sözüne dönelim. Ülkemizin önemli entelektüellerinden birisine ‘’Neden bu Yahudiler bu kadar zulüm etmesine rağmen, Allah’ın gazabı onları vurmuyor?’’ diye bir soru sormuştuk. Verdiği cevap çok net. ‘’Siz Müslümanlar olarak, onların Allah’a olan bağlılıklarından daha fazla Allah’a bağlanın ve onlardan daha fazla Allah’a kulluk yapın. Bakın bakalım onlar bir daha zulüm yapabiliyor mu?’’ Bu cümle bir o kadar gerçek bir o kadar acı. Dünyanın en dindar ülkesi İsrail, onlardan sonra da ABD geliyorsa,biz Müslümanların oturup düşünmesi lazım. Evet, meseleye stratejik, profesyonellik, siyaset ve entelektüellik açıdan bakmalıyız- zaten yıllardır, hep bu açılardan bakıyoruz ve bir şey yapamıyoruz- ama diğer bir yandan da bakmakta fayda var diye düşünüyorum. İsrail yıllardır hep bizim bakmadığımız taraftan bakıyor, çalışıyor, lobi yapıyor hem kendi inançlarını sonuna kadar yaşıyor hem dünya işlerini o ölçüde yürütüyor hem de kendilerinin uydurdukları bir kitabın peşinden –tavizsiz-yıllardır gidiyorlar. Gittikçede başaracaklarını düşünüyorlar. Eğer bir gün dünya Müslümanları da İslam’ı tam manasıyla yaşayacak olur, stratejik davranırsa işte o zaman Yahudilerin ve onun destekçilerinin güçlerinin bittiği zaman gelmiş demektir.

389 defa okundu

Kaynak: habergunluk.com

REKLAM ALANI

Reklam Alanı

Dünyanın en seksi 99 Kadını bir birinden güzel pozları için tıklayınız

Resim

Tavsiyeler

Sektör türkiye sektörler

afficher pagerank yatus24.de - Pagerank Anzeige ohne Toolbar EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu